2:39 am - Çarşamba Eylül 3, 2014

Göç Hikayeleri

Perşembe, 5 Eylül 2013, 12:37 | Yaşam | 0 Yorum

Bu konumuzda kısa göç hikayeleri ele aldık size bir örneği sunduk. Doğduğun yer mi, doyduğun yer mi?, İstanbul’un taşı toprağı altındır, Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım demiş sözlerini duymuşsunuzdur. Bu sözleri kimlerin söylediği bilinmez ama yaşadıkları yerden göç eden insanlar ile ilgili olduğu bellidir. Her göç eden insanın bir de hikâyesi vardır.

İşte, Nazım Özer’ in göç hikayesi:
Nazım Özer, 1964 doğumlu. Hâlen bir kamu kuruluşunda kantin işletmeciliği yapmaktadır. Doğduğu yerin en önemli özelliği, bir göçmen köyü olmasıdır. Hikayenin devamını Nazım Özer’in ağzından dinleyelim:

göç hikayeleri Dedem anlatırdı. Kurtuluş Savaşı sonrasında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye-Yunanistan arasında Mübadele Sözleşmesi imzalanmış. Bu sözleşmeye bağlı olarak Türkiye’de yaşayan Rumlar ile Yunanistan’da yaşayan Türklerin değişimi kararlaştırılmış. 1924 yılında dedem Rıfat Efendi, babam henüz iki yaşında iken Selanik’ten Mersin’e göç etmiş. Oradan Nevşehir’e, ardından Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesi Yenipazar Köyü’ne gelerek yerleşmiş. Selanik’ten bizim köye dedemin yanı sıra pek çok aile gelmiş. Ayrıca 1938 ve 1951 yıllarında Bulgaristan’dan göç edenler de olmuş.

Ben bu köyde doğdum. İlkokulu bitirdikten sonra ortaokula başladım ancak geçim sıkıntısı nedeniyle okulu bitiremeden köyden ayrılıp Ankara’ya geldim. Pastane ve lokantalarda çırak olarak çalıştım. Askerlik görevimi tamamladıktan sonra iş bulamadım. Tanıdıklarımın yardımıyla yurt dışına gittim. Dört yıl Libya’da inşaat işçisi olarak çalıştım. Ülkeme döndüm ve evlendim.

Günlük işlerde çalışmaya başladım. Maddi sorunlar artınca yeniden yurt dışına, Rusya Federasyonu’na inşaatlarda çalışmaya gittim. Bir süre çalıştıktan sonra Ankara’ya dönerek kantin işletmeciliğine başladım. Halen bu işi yapıyorum. Nazım Özer hangi nedenlerle nerelere göç etmiştir? Göç sırasında yaşadığı zorluklar nelerdir? Örnek veriniz.

Yorum Yazabilirsiniz